Serdar Ortaç: Beni kısa zannediyorlar ama yerin altında bir o kadarım

Serdar Ortaç: Beni kısa zannediyorlar ama yerin altında bir o kadarım

“Bu başlık da ne?” demeyin, bu yeni bir Serdar Ortaç özlü sözü. Yeni albümü ‘Yüzüme Konuş/Çek Elini Kalbimden’i piyasaya süren şarkıcı, bu tip cevherlerle dolu 10 parçayla yaza damga vurmaya hazırlanıyor. Bu vesileyle Ortaç’la buluştuk. MS hastalığı, kumar bağımlılığı, çapkınlığı, evliliği ve kendisine yöneltilen nefret dair her şeyi konuştuk.

796 Kez Okundu
30 Mayıs 2015 Cumartesi 17:10
loading...

Bir yıl önce haberdar olduğumuz MS rahatsızlığınızla başlayayım. Nasıl yüzleştiniz?
6 Haziran’da evlendim. 7 Haziran’da hastaneye düştüm. Nikâhın ertesi günü balayı yerine hastanedeydim.

O gecenin heyecanı mı tetikledi?
Hayır asla! MS atağının ne zaman geleceği belli olmaz. Düğün zaten eşin dostun eğlensin diye yapılır. Benim için de öyle bir geceydi. Amacımız ertesi gün balayı için Karayipler’e gitmekti. Sabah yataktan kalkmaya çalıştım ama kalkamadım. Ardından kortizon tedavisine başladım. Serum aldım. Bir daha atak geçirmedim.

Hastalığı ilk duyduğunuzda ne hissettiniz?
“Neden ben?” dedim “Sahnedeki zıpır zıpır çocuğa ne oldu?” diye düşündüm.  Doktorum “Bu dakikadan sonra evin yansa arkanı dönüp bakma, hiçbir şeyi kafana takma” dedi. Demek 20 sene boyunca her şeyi ben kafaya taktım. Şimdi MS beni kafaya takıyor.

 

'POŞETE DE ONA DA KIYAMIYORUZ'

 

Stresten arınmayı başardınız mı?
Koy rahvan gitsin, yine de döner dünya diyorum.

Hayatta neler değişti?
Asla spor yapmazdım. Şimdi her gün bir saat bisiklete binip pilates yapıyorum. Kickbox’a başladım.  Ayrıca bir lokma bile ekmek ve hamur işi yemiyorum.

Kendinizle hesaplaştınız mı?
İsyan etmedim. Bu, ceza da ödül de olabilir diye yaklaştım. Tabii kötü bir hastalık. Bazen elim ayağım tutmuyor. Her an atak gelebilir korkusuyla yaşıyorum. Ömür boyu geçmeyecek ve ilacı bulunmamış hastalıklardan. Ama Türkiye’de 55 bin MS hastası var. Yine de şanslıyım. Beterin beteri var.

 Düşündürme çabam yok 

 Şarkı sözü yazmak garip bir iş. Şiir gibi değil. İçinde ansiklopedik bilgi arama. “Seni çöpe atacağım poşete yazık” yerine “benim için bir hiçsin” desem... Aynı etkiyi verir mi? Tabii  şarkılarım kafiyeli olacak. Düşündürmek için şarkı yazmıyorum. O zaman politikacı olurdum. Eğlendirmek için şarkı yazıyorum.

 

NEREDE HATAM VAR, BULAMIYORUM

 

Şimdi sağlığınız nasıl?
Artık hastalığa alıştım onu sevmeyi öğrendim. Bu ömür boyu geçmeyecek. Her an atak gelebilir, elim ayağım tutmayabilir. Akşam yastığın altına elini koyarsın uyuşur ya o bende ömür boyu devam edecek. İki ayağım elim her zaman uyuşuk kalacak. Bunlar MS’in etkisi.

Karayip seyahati beklerken hastane odalarına düşen Chloe bu duruma ne dedi?
O her huyumu, yaşımı kabullendi. Gerçi asla yaşım gibi hissetmiyorum. İçimde 25 yaşımda bir genç var.  Ayrıca onun da başına bir şey gelse dizinin dibinden ayrılmazdım.

Hastalık aşk hayatınızı nasıl etkiledi?
Ülkede MS’li olan 55 bin kişinin yüzde 90’ının çocuğu var. Yani ana baba olmaya engeli yok.

Hastanede olduğunuz dönem paylaştığınız fotoğrafların altına hakaret mesajları yazanlar oldu. Sizden ne istediler?
Sevenin de sevmeyenin de olacak...  Ama beni bazılarının neden sevmediklerini bilmiyorum. Acaba kıskançlık duyulan bir adam mıyım? “Neden onun var benim yok mu” diyorlar? Yoksa negatif hallerim mi var? Agresif miyim? Gerçekten sebeplerini öğrenmek istiyorum. Üşenmeyip lütfen bana yazsınlar... Nerede bir hatam var ben bulamıyorum.

 Ebru'ya karşı basiretim bağlandı

 Ebru Gündeş’le hiç konuşmuyoruz. Ama konuşmayı isterim. Çok üzülüyorum. Hata benim. Ona çok vefasızlık ettim. Kocasının başına bir sürü şey geldiğinde basiretim bağlandı, hastaydım; bir telefon açıp geçmiş olsun bile demedim. Maalesef böyle vefasızlıklarım var. Sevmediğim bir huyum. Ama hastalığım, bunu törpülemem gerektiğini öğretti.

EBRU GÜNDEŞ: SERDAR BENİM İÇİN BİTMİŞTİR'

 

KUMAR SAYILMAZSA AT YARIŞI OYNAYACAĞIM

 

Sürekli dönen kumar hikâyesine gelelim...
Herkes kumarbaz olduğumu söylüyor.

Değil misiniz?
Ben de kumar oynadım. Para kaybettim. Ama şimdi karım çok izin vermiyor. Akşam Kıbrıs’a konserden bir saat önce gönderiyor. Sabah 4 uçağıyla geri dönüyorum. Kumarhaneye inmeye vakit yok. Eğer kumar sayılmazsa at yarışı oynayacağım.

İlla bir şey oynayacaksınız yani...
Piyango, toto, loto, iddia kumar değil. Ama casino’da makinenin başında bir tuşa basmak kumar. Madem öyle ben de yasal olanları oynayacağım.

Son dönemde büyük para kaybettiğiniz doğru mu?
Asla doğru değil. Yakın zamanda değil ama yıllar önce kayıplarım oldu. Babam 69 yaşında vefat etti. 300 kişilik fabrikası vardı. Yanına tek tespihini alıp götürdü. Parayı nereye koyacağız?

 

'ARTIK HEP MUTLU ŞARKILAR YAPACAĞIM'

 

1.69 BOYUNDA BİR PİGMEYİM

Bir yıldır evlisiniz. Hayat nasıl değişti?
Herkese evliliği tavsiye ediyorum. Hayat arkadaşını buluyorsun. Canının yarısı oluyor. Kendini sevmekten vazgeçiyorsun. Egoların bitiyor. Yatağını, odanı, mutfağı yani her şeyi paylaşıyorsun.

Evde maço musunuz?
Masaya yumruğunu vuran erkek tipi modeline girmiyorum. 40 milyon erkek varsa 20 milyonu Kanuni gibi dolaşıyor. Ben öyle değilim.

Gelelim boy farkına...
Ne yapayım boy farkını değiştiremem. Karım 1.80 boyunda, 20 santim de topuklu giyiyor. E ben 1.69 boyunda bir pigmeyim. “Spor ayakkabı giy” diyorum ama kadınlar topukluya bayılıyor. Madem beni pigme gibi yanında dolaştıracaksın dedim “beni çok kısa zannediyorlar yerin altında bir o kadarım” diye şarkı yazdım. Gerçi kompleks olmuyor. Yanlarında derya gibi kadınlar olan ne kısa boylu adamlar var.


‘Balım’ şarkısını karıma yazdım. Ara sıra bazı şeylerini kıskanırdım. Şarkıda da “Kimse sana canım cicim balım demesin, kıskanırım seni başka biri sevmesin” diyorum.

Eşinizin hamile olduğu doğru mu? 
Hayır. Keşke yarın baba olsam. Dede olacak yaşta çocuk sahibi olmak istemem ama karım 23 yaşında. Chloe’nin hazır olmasını bekliyorum.

Müslüman olmayı düşünüyor mu?
Geleneklerimizi öğrendi. Bir Müslümanın nelere tahammül edip nelere edemeyeceğini biliyor. İnsanların nefsine hakaret edecek davranışlardan kaçınıyor.

Peki oyunculuk yaparken öpüşme sahnelerine karışır mısınız?
Ben izin vermem. O da oynamaz.

Boşanıyorlar haberlerinin aslı var mı?
Boşanmıyoruz. Bu haberlere gülerek bakıyoruz ve akşam birbirimize daha sıkı sarılıyoruz.

Evlilik hayranları etkiliyor mu?
Bence etkiliyor. İnsanlar sevdikleri adamı paylaşmak istemiyor. “Tüh ben buradayken neden evlendin” diyenler olmuştur. Ama bir o kadar da saygı duyuyorlardır.

 

20 SENE ÖNCEMİN BİR DAKİKASINI BİLE İSTEMEM

 

Kadınlara olan düşkünlüğünüz bitti mi... 
İçi seni, dışı beni yakar. Kimse içeride ne olduğunu bilmez. Çok gezip tozduğum için kadın düşkünü gibi görünmüş olabilirim ama asla değil. Eğer öyle olsaydım neden evleneyim.

Peki minibüs dolusu kadınla yapılan gece kulübü turlarına ne diyorsunuz?
Minibüse doldurulan kadınlar falan artık umurum değil. Hiçbirini özlemiyorum. Karımla evimde film seyretmek bana ömür boyu yeter. Gözüm artık ondan başkasını görmüyor. Dünyanın hiçbir kulu, hiçbir kadın benim karımdan değerli olamaz. Eşimin bana verdiği mutluluğu başkasından alacağımı sanmıyorum. Zaten evlenmeden önce de büyük bir şov dünyası kimliğim yoktu. O ben değildim. Bir de gençtim tabii.

Şimdi o hayatı geri ister misiniz?
20 sene öncemin bir dakikasını bile istemem. Karımla sakin hayatımı tercih ederim.

Siz bu işlere çok mu erken başladınız? Milli olduğunuzda 10 yaşınızda olduğunuz bile söylenir...
Asla öyle bir şey yok. Her Türk genci gibi bir yaşantım vardı. Zaten karımdan öncesini sildim.

 

 

Benzer Haberler

loading...

Yorum Gönder