Duygu-Mantık Savaşı

Duygu-Mantık Savaşı

Eda Tıraşoğlu

24 Şubat 2015, 20:28 Eklendi | Makale 5037 kez okundu |


İletişim uzmanı Doğan Cüceloğlu’nun çok beğendiğim bir cümlesi var. ‘’Duygularını anlayıp yönetebilen insan yaşamının efendisidir’’ diyor.  Hayatımız boyunca birçok duygunun içinden geçiyoruz. Seviyoruz, korkuyoruz, heyecanlanıyoruz, sinirleniyoruz, aşık oluyoruz, nefret ediyoruz, şaşırıyoruz, hayal kırıklığına uğruyoruz... Bu çok çeşitli duygusal haller, bizi oradan oraya sürüklerken bazılarımızda mantık devre dışı kalabiliyor, yaşadığı duygunun esiri olabiliyor. Kimimiz ise asla savrulmuyor, hep tetikte kalıyor.  Bu iki durumunda fena halde sağlıksız olduğunu söylemekte fayda var.

İnsanoğlunun yüzyıllardır bitmeyen mantık ve duygu savaşında her iki tarafın da olumlu ve olumsuz sonuçlarını görmek mümkün. Sürekli güvenli alanda kalmak, hayatın doğal akışından kendini korumaya çalışmak, doğaçlama yaşamamak, insanın tüm duygularını filizlenemeyen bir tohum olarak bırakır. Fakat sırf bu durum ortaya çıkmasın diye kendini her duyguya kaptırmak da yersiz ve riskli olacaktır.

Şu bir gerçektir ki; birçok insan yukarıdaki kısıtlı duygusallıktan ziyade daha duygu dolu yaşamayı seçer. Severse çok sever, kapılır gider, dinlemez, gerçeklere kulağını kapatır. Korkularını büyütür, abartır, çıkış yolu aramaz. Sonu apaçık belli olan olumsuzluklara girişir, sonunda büyük hayal kırıklıklarına uğrar. Peki, başka şansımız yok mu? Ya duygusuz yaşayacağız ya da onların peşinde mi sürükleneceğiz?

Hayatımızın her anında karşımıza çıkan bu duygulardan, sürekli onlara kalkan tutarak, onları bastırarak kaçamayız, kendimizi savunup daha iyi bir yaşam dizayn edemeyiz. Öyle bir zaman gelir ki; bu kaçtığımız her duygunun birikmişliğinin altında kalabiliriz. Burada önemli olan kendimizi, hayatımızı tanımak, anlamak. Hangi duygunun bizi ne kadar etkisi altına aldığını bilmek ve bu duygunun bize hangi noktada zarar verdiğini bulmak, o duyguyu kontrol etmemizi kolaylaştıracaktır. Öfke kontrolsüzlüğü, aşırı kıskançlık, aşk sarhoşluğu gibi bu uç duygular bize zarar verir yaşam kalitemizi olumsuz yönde etkiler. Yaşadığımız bu uç duyguların hangisi olduğunu bilirsek ve bu duygunun hangi noktalarda yersiz olduğunu anlarsak, çözüm bulabiliriz.

Hayatınızı bir tekne, duygularınızı rüzgar, kendinizi ise o teknede kürek çekiyor olarak düşünün. Eğer küreğe hakim olmazsanız, çıkan her rüzgar sizi istemediğiniz yerlere sürükler. Ama, küreği aralıksız çekerseniz, rüzgara hiç fırsat vermezseniz, yorulursunuz, dermanınız kalmaz, hevesinizi yitirirsiniz. En güzeli, rüzgarın geliş yönünü hesaplayın, arada kendinizi rüzgara bırakın, sonra tekrar küreğe sarılın. Ne istemediğiniz yerlere varın, ne de yorulup kendi yolunuzdan vazgeçin.

                Eda Tıraşoğlu



Yorum Gönder